Erkek Fener Balıkları Ne Yer?

Erkek Fener Balıkları Ne Yer?

5062463_orig
clive-bromhall-angler-fish-female-with-2-parasitic-males-on-back-uk_i-G-29-2905-I3UPD00Z
anglerfish-comin-at-ya

Sizlerle bu yazımda özel bir tür balık ile ilgili çok şaşırtıcı ve duyulmamış bir bilgiyi sizlerle paylaşacağım. Fener balığı olarak bilinen bu balık, kendine has son derece farklı bir hayat sürüyor.
Fener balığındaki ilk belirgin özellik; erkekleri ile dişileri arasındaki büyük farklılıktır. Bu türün dişileri, erkeklerinden 10-15 kat büyüktür. Dişileri 40-150 cm boyutlarında olabilirken, erkekleri sadece 4 cm kadardır. Yani bu türün erkekleri cücedir.
Erkek ve dişi balıklar arasındaki tek fark büyüklükleri değildir. Erkek fener balıkları henüz yavruyken dişleri düşer. Bu durumdayken fener balıkları açlıktan ölme tehlikesiyle karşı karşıyadırlar.
Merhamet edenlerin en merhametlisi olan Yüce Rabbimiz’in bu canlıya olan şefkati çok büyük bir iman hakikatidir. Normal şartlarda dişlerini kaybettiği için beslenemeden ölmesi beklenen bu canlı, son derece sıra dışı bir biçimde ihtiyaç duyduğu besinlere ulaşır. Şöyle ki:
Erkek fener balıklarının başlarının üçte birini kapsayan dev burun delikleri vardır. Bu burun delikleriyle yaratılmış olmaları çok özel bir durumdur. Erkek fener balıklarının iyi koku alması önemlidir, çünkü bu canlılar dişilerini feromen denen özel kokulu salgılarını koklayarak bulurlar.
Peki henüz yavru olan fener balığı neden dişisini arar?
Çünkü erkek fener balıklarının beslenebilmek için dişi balığa ihtiyaçları vardır. Erkek fener balıkları, dişi balığı bulduğunda sağlam kıskaçlarıyla ona tutunur. Dişi balık erkek balıktan o kadar büyüktür ki aynı anda dört beş erkek balık, dişiye tutunabilir.
Asıl şaşırtıcı olay, erkek balıklar dişiye tutunduktan sonra gerçekleşir. Erkek balığın kıskaçlarıyla tutunduğu noktadan dişinin deri ve damar sistemleri birbiriyle kaynaşır! Bu inanılmaz olay neticesinde, cüce erkek artık dişinin adeta bir uzvu gibidir. Birleşen damar sistemleri sayesinde dişinin kanından geçen besin öğeleri erkeğin vücuduna da ulaşır. Böylece erkek ihtiyaç duyduğu besini dişiden alır.
Bu noktada durup bu olayın şaşırtıcılığı üzerine düşünmek gerekir. İki farklı canlının derilerinin ve hatta damar sistemlerinin birleşmesi hiç beklenmedik bir olaydır. Cüce erkek fener balığının dişlerinin döküldüğünü gören her insan, bu canlının artık yaşamasının imkânsız olacağını düşünür. Böyle sıra dışı bir yöntemle beslenerek hayatta kalması, Allah’ın bu canlı üzerindeki rahmetinin bir tecellisidir.
Erkek balığın dişiyi bulmak için ihtiyaç duyduğu bunun delikleriyle yaratılması ve dişi ile damar sistemlerinin kaynaşabilmesi, Allah’ın muhteşem yaratma sanatıdır. Tüm bunlar, erkek fener balıklarının beslenebilmek için ihtiyaç duydukları tüm özelliklere sahip olarak bir anda yaratıldıklarının açık delilidir. Erkek balığın, dişi ile kaynaşarak beslenebileceğinden tamamen habersiz olarak, daha yavruyken dişiye doğru gitmesi de; ancak Allah’ın bu canlıya ilham etmesi ile mümkündür. Açıktır ki bu canlıya rızkını vererek onu hayatta tutan Allah’tır.
Allah canlılara rızık veren olduğunu bir ayetinde şöyle buyurmuştur:

“Kendi rızkını taşıyamayan nice canlı vardır ki onu ve sizi Allah rızıklandırır. O, işitendir, bilendir.ˮ (Ankebût Suresi, 60)

editor