Moleküler Karşılaştırmalar, Evrimin Kambriyen Çıkmazını Büyütüyor

Moleküler Karşılaştırmalar, Evrimin Kambriyen Çıkmazını Büyütüyor

Evrim teorisini Kambriyen Patlaması konusunda giderek daha fazla açmaza sokan bir diğer gerçek, farklı canlı kategorileri arasında yapılan genetik karşılaştırmalardır. Bu karşılaştırmaların sonuçları, evrimci biyologların yakın zamana kadar “yakın akraba” saydıkları hayvan kategorilerinin genetik olarak çok farklı olduklarını ortaya koymakta, böylece zaten sadece teoride var olan “ara form” varsayımlarını iyice imkansız hale getirmektedir. Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde 6 ayrı bilim adamının imzasıyla yayınlanan bir makalede, DNA analizlerinin, “eskiden ara form sayılan” kategorileri bu sınıflandırmadan çıkardığı şöyle açıklanmaktadır:

DNA sekans analizleri, filogenetik ağaçlar için yeni yorumlar gerektirmektedir. Metazoa (çok hücreli canlılar) ağacının tabanında yer alan ve daha önceden birbirini izleyen komplekslik derecelerini temsil ettikleri düşünülen canlı sınıflamaları yer değiştirmekte ve ağacın çok daha üst kısımlarına taşınmaktadır. Bu, geriye hiç bir evrimsel “ara form” bırakmamaktadır ve bizi Bilateria (simetrik vücuda sahip canlılar)nın kompleksliğinin kökeni hakkında yeniden düşünmeye zorlamaktadır.48

Yine aynı makalede, evrimci yazarlar, daha önceden süngerler, cnidarianlar, ctenophorlar gibi omurgasız deniz canlıları grupları arasında “ara form” saydıkları bazı kategorilerin, yeni genetik bulgular nedeniyle artık böyle sayılamayacaklarını belirtmekte ve bu gibi evrim ağaçları kurgulama konusunda artık “ümitlerini yitirdiklerini” şöyle ifade etmektedirler:

Yeni moleküler temelli filogeninin bazı önemli sonuçları vardır. Bunların en önemlisi, süngerler, cnidarianlar, ctenophorlar arasındaki “ara form” sınıflamaların ve bilateryen canlıların son ortak atasının yani “urbilateria”nın ortadan kalkmasıdır… Bunun doğal sonucu olarak, urbilateria’ya giden soy ağacında çok büyük bir boşluğumuz var… Kademeli bir biçimde giderek artan bir komplekslik senaryosu yoluyla, “boşluktaki atayı” yeniden inşa etme yönündeki umudumuzu -ki bu eski evrimsel mantık yürütmede çok yaygındır- kaybetmiş bulunuyoruz. 49

A. İKİ YÖNLÜ SİMETRİ   
1. Sırt                            4. Arka               7. Karın
2. Sagital plan             5. Ön plan
3. Enine plan               6. Ön       

DNA sekans (dizi) analizleri, simetrik vücuda sahip canlılardaki (Bilateria) kompleksliğin evrim ile mümkün olamayacağı gerçeğini ortaya koymuştur.

Dipnotlar

48 André Adoutte, Guillaume Balavoine, Nicolas Lartillot, Olivier Lespinet, Benjamin Prud’homme, and Renaud de Rosa, “The New Animal Phylogeny: Reliability And Implications”, Proceedings of the National Academy of Sciences, 25 April 2000, vol 97, No 9, s. 4453-4456

49 Adoutte, Balavoine, Lartillot, Lespinet, Prud’homme, Rosa, a.g.m., s. 4453-4456

Asaf Kureysi