Vücudumuzdaki Petrol Rafinerisi

Vücudumuzdaki Petrol Rafinerisi

  Bulunduğumuz yerden kalkıp yürümemiz, ayakta durmamız, nefes almamız, gözlerimizi açıp kapamamız kısacası hayatta olmamız için gereken enerji, hücrelerimizdeki mitokondri denilen santrallerde yapılır. Buradaki santral benzetmesinin ne kadar yerinde olduğu mitokondride gerçekleşen işlemleri incelediğimizde açıkça görülecektir.

Hücrede enerji üretilmesinde başrolü oksijen oynar. Oksijenin pek çok yardımcısı vardır. Enerji üretiminin hemen her basamağında birçok farklı enzim devreye girer. Bir basamakta görevini tamamlayan enzimler son derece bilinçli bir hareketle, bir sonraki basamakta yerlerini başkalarına devrederler. Böylece, onlarca ara işlem, bu işlemlerde devreye giren yüzlerce farklı enzim ve sayısız kimyasal reaksiyon sayesinde besinlerde depolanan enerji, hücrenin işine yarayacak hale getirilir. Bu enzim değişiklikleri sırasında hiç karışıklık çıkmaz, sıralamada hiçbir şaşma olmaz; tüm elemanlar çok disiplinli bir ekip şeklinde çalışmalarını sürdürürler. (şekil 95)

hipotalamus

Şekli 95
Hücrede enerji üretiminin hemen her basamağında birçok farklı enzim çalışır. Bir basamakta görevini tamamlayan enzimler son derece bilinçli bir hareketle, bir sonraki basamakta yerlerini başkalarına devrederler. Bu enzim değişiklikleri sırasında hiç karışıklık çıkmaz, sıralamada hiçbir şaşma olmaz.

Şekil 96
Milimetrenin 100’de biri kadar olan hücrelerimizin içindeki “enerji santrali”, bir petrol rafinerisinden ya da bir hidroelektrik santralinden daha komplekstir.

Bu haliyle, milimetrenin 100’de biri kadar olan hücrelerimizin içindeki “enerji santrali”nin, bir petrol rafinerisinden ya da bir hidroelektrik santralinden daha kompleks olduğunu söyleyebiliriz. (şekil 96)

Bir petrol rafinerisi, petrolün ne olduğunu bilen, ham petrolü laboratuvar şartlarında analiz etmiş ve bu teknik bilgiler ışığında hareket eden mühendisler tarafından inşa edilir ve işletilir. Petrolün ne olduğunu bilmeyen insanların bir petrol rafinerisi inşa edebileceklerini varsayabilmemiz ise imkansızdır. (şekil 97)

Petrol üretiminden çok daha kompleks olan canlı hücresindeki enerji üretimi de aynı şekilde bilgi gerektirir. Ama bir hücrenin öğrenme kabiliyetinin olduğunu öne sürmek elbette ki gülünç olacaktır. O halde böyle bir üretimi hücre nasıl gerçekleştirmektedir?

Elbette ki, hiçbir hücre biyolojik bir işlevi, sözcüğün gerçek anlamında “öğrenme” fırsatına sahip değildir. Eğer hücre, everimcilerin iddia ettiği gibi ilk ortaya çıktığı anda böyle bir işlevi yerine getiremiyorsa daha sonra bunun üstesinden gelebilecek beceriyi elde etmesi mümkün değildir. Çünkü enerji üretiminde başrol oynayan “oksijen”in hücre üzerinde tahrip edici etkisi vardır. Hücre bu özelliklerle birlikte ortaya çıkmak zorundadır. Bu durum, hücrelerin tesadüfen ortaya çıkmış olamayacaklarının, tüm bunları Yüce Allah’ın bir anda yarattığının delillerinden yalnızca bir tanesidir.

Allah milimetrenin 100’de biri kadar küçük bir alana sığdırdığı bu sanat ile bize gücünün sınırsızlığını göstermektedir.

hipotalamus

Şekli 97
Enzimler tıpkı bir mühendis veya konusunun uzmanı bir profesör gibi çalışarak, insan bedeninin ihtiyaç duyduğu enerjiyi üretirler.

editor