Gergedanların Hayranlık Uyandıran Özellikleri

Gergedanların Hayranlık Uyandıran Özellikleri
  • Gergedanlar nasıl 3 boyutlu görür?
  • Bilim adamları gergedan boynuzlarının hangi özelliklerini taklit etmeye çalışıyor?
  • Bu canlılar, derilerini parazitlerden çamur banyosuyla nasıl temizlerler?

İnsan, düşünebilen ve düşündükleriyle sonuca ulaşabilen bir varlıktır. Yeryüzünde yaşayan başka hiçbir canlı, bu yeteneklere sahip değildir. Buna karşın yeryüzündeki diğer canlılar da pek çok ilginç ve şaşırtıcı özelliklerle donatılmıştır. İşte, bu yazımızda bazen kitaplardan, bazen de belgesellerden tanıdığımız bu ilginç özelliklere sahip canlılardan biri olan gergedanlardan bahsedeceğiz.

www.yasayanfosiller.com

  • GÖZLER

Gergedanlar, filden sonra en iri hayvan türlerinden birisidir. Üçü Asya’da, ikisi Afrika’da olmak üzere beş türü vardır. Kafaları ağır, kulakları geniş, ucu püsküllü olan kuyrukları ise ince ve oldukça kısadır. Bu canlıların farklı bir göz yapısı vardır. Sağ ve sol göz, yüzün iki yanında olduğundan farklı görüntüler görür. Bu durum ilk bakışta 3 boyutlu bir görüşe engel gibi gözükür. Fakat gergedan, derinliği olan bir görüntü ile görmektedir. Nasıl mı? Tek gözle görülen görüntü beyinde kısa süreli olarak kaydedilir. Canlı bu esnada başını hızla çevirir ve diğer göz ile aynı görüntüyü görür. Aradan geçen süre içinde beyindeki ilk görüntü, silinmeden diğer gözden gelen görüntü ile çakışır. Böylece, üç boyutlu bir görüş gerçekleşir.

  • BURUN VE KULAK

Farklı görme duyusunun yanında gergedanlarda işitme ve koku duyusu da oldukça güçlüdür. Kulaklardaki huni şeklini andıran yapı, en zayıf sesleri bile duyacak şekilde yaratılmıştır. Burnunda ise bol kıvrımlı burun kanallarının içini döşeyen bir koku epiteli vardır. Bu epitel, beyindeki koku alma merkezinden daha geniştir. Bu güçlü koku duyusu sayesinde çevre hakkındaki en iyi bilgiye, en kısa sürede ulaşır.

  • BOYNUZ

İri cüsseli bu hayvanların önemli uzuvlarından birisi de burnunun üzerindeki sivri boynuzudur. Gergedanların boynuzu diğer hayvanlarınki gibi kemikten değil, saç ve tırnakların yapısındaki keratin denen lifsi bir proteinden oluşur. Doğadaki bazı malzemeler, kendi kendilerini yenileyebilirler. Bilim adamları da son dönemde kendini yenileyebilen polimer ve polisiklat gibi malzemeler üzerinde çalışmalara yönelmişlerdir. Sağlam ve kendi kendini onarabilen böyle bir materyal geliştirmek için bilim adamlarının örnek aldığı doğal malzemelerden birisi de gergedan boynuzudur.

  • İSKELET SİSTEMİ

Gergedanlar iki tonluk ağırlık ve 420 cm’lik boylarına rağmen kısa süreli olarak saatte 50 km’lik hıza çıkabilirler. Dev cüsselerini taşıyan güçlü bir iskeletleri vardır. Kalın bacaklarının uçlarında küt ve kısa üç parmak bulunur. Parmakların ucu ise toynaklarla çevrilidir. Geniş ayak tabanı birim alana düşen basıncın azalmasını sağlar. Böylece canlı hem iri vücudunu taşıyabilir hem de bastığı yumuşak yerler çökmez.

  • DUDAK

Gergedanların bazı türlerinin ağızlarının ön kısmında kesici dişleri, bazılarının da azı dişleri yoktur. Bu sebeple dişler yerine her türlü beslenme tarzına uygun yaratılmış dudaklarını kullanırlar. Güçlü dudak kaslarının farklı yönlerde dizilmiş olması ve derilerindeki hassas alıcılar sayesinde, incecik otları bile başka cisimlerden ayırıp koparabilirler.

Resimde görülen fosil, 33 milyon yıl önce yaşayan gergedanlarla, günümüzdeki gergedanlar arasında hiçbir fark olmadığının delilidir. Milyonlarca yıldır yapıları değişmeyen canlılar, evrim teorisinin büyük bir aldatmacadan ibaret olduğunu göstermektedir. Allah’ın üstün yaratışının izleri olan fosiller, evrimcilerin yalanlarını her geçen gün daha da güçlü bir şekilde deşifre etmektedir.

  • TEMİZLİK ALIŞKANLIKLARI

Bu canlıların en ilginç özelliği ise, çamur kullanarak vücutlarını temizlemeleridir. Evet yanlış okumadınız. Çamur banyosu iri cüsseli bu canlının temiz ve sağlıklı kalmasını sağlar. Gergedanın en büyük düşmanı, sinek ve kene gibi deri parazitleridir. Bu nedenle gergedanlar derilerini zararlı parazitlerden korumak için çamur banyosu yaparlar. Kalın çamur tabakası parazitlerin deriye yapışmasını önler ve ısırıklarından korur. Ayrıca, yakıcı güneş ışınlarından da koruma işlevi gördüğü gibi serinletici de olur. Gergedanlar ayrıca, üzerlerindeki çamur kuruduktan sonra mucizevi bir davranış sergilerler. Kendilerini bir ağaca sürterek derilerinin üzerinde kuruyan çamurun dökülmesini sağlarlar. Böylece derilerinde bulunan ölü böcekler dökülür ve gergedan temiz, sağlıklı bir deriye kavuşur. Gergedanların derilerindeki parazitlerden kurtulmak için kullandıkları bir diğer yöntem ise kuşlarla yaptıkları iş birliğidir. Kuşlar, gergedanların derilerine gömülen kene türünden parazitleri ayıklarlar. Gergedanlar bu şekilde kuşlara besin sağlayarak hem onlara yaptıkları temizliğin karşılığını vermiş, hem de derilerindeki parazitlerden kurtulmuş olurlar.

Çankırı’da Bulunan Gergedan Fosili Şaşırttı

Bilindiği gibi, fosiller, uzun zaman önce yaşamış canlıların yapılarının, doğal koşullar altında korunarak günümüze kadar ulaşan kalıntılarıdır. Burada birçok şaşırtıcı özelliğini anlattığımız gergedanlar da, milyonlarca yıldır değişmeden kalan bu canlılardan biridir. 2015 yılının Ağustos ayında yapılan açıklamaya göre, Çankırı’da bazı kazılar yapılmış ve gergedanların fosil kalıntılarına rastlanmıştır. Bulunan fosiller, 8 milyon yıl önce yaşayan bir yavru gergedana aittir. Paleontologların yaptığı incelemeler sonucunda milyonlarca yıl önce yaşayan bu yavru gergedan ile günümüzde yaşayan gergedanlar arasında hiçbir fark olmadığı görülmüştür.

Eğer gergedanlar evrimcilerin iddia ettikleri gibi tesadüfi mutasyonlar sonucunda meydana gelseydi, bu canlının kafatası şekillenene kadar, arada biçimsiz, garip görünümlü kafatası şekli oluşacaktı. Bunların da mutlaka fosil kayıtlarında görülmesi gerekirdi. Ancak fosil kayıtlarında bulunan tüm kafatasları eksiksiz ve kusursuzdurlar.

Peki değişmeden günümüze gelen bu fosiller bize neyi ispat eder? Mucizevi yetenekler, düşünme kabiliyetinden yoksun gergedanlarda nasıl meydana gelmiştir? Onlara bu yetenekleri kim vermiştir?

Elbette, Çankırı’da bulunan fosiller evrimin geçersizliğini ve yaratılışı ispat ederken, gergedanların sergiledikleri tüm akılcı davranışlar da, üstün bir aklın, ilim sahibi bir Yaratıcı’nın varlığını gösterir. Bu sınırsız ilmin sahibi hiç kuşkusuz tüm alemlerin Rabbi olan Allah’tır. Bir ayette Rabbimiz’in yaratma ilmi şu şekilde bildirilmiştir:

“Göklerin ve yerin yaratılması ile onlarda her canlıdan türetip-yayması O’nun ayetlerindendir. Ve O, dileyeceği zaman onların hepsini toplamaya güç yetirendir.” (Şura Suresi, 29)

www.evrimcilerinitiraflari.com

Anne Gergedanlar Yavrularını Nasıl Korurlar?

Anne gergedan kendi kilosunun yalnızca %4’ü ağırlığında küçük bir yavru dünyaya getirir. Doğumdan sonraki 1 saat içinde yavru gergedan küçük zırhlı bedenini ayağa kaldırabilir hale gelir. Anne ve yavru birkaç hafta gözlerden uzak bir yerde birlikte kalırlar ve bu şekilde birbirlerinin kokularını tanımış olurlar.

Anne ve yavrusu, bir sonraki yavru doğuncaya kadar -yaklaşık 3 ila 5 yıl boyunca- sürekli birliktedirler. Yavru çoğunlukla annesini takip eder. 1-2 yaşında süt içmeyi bırakmasına rağmen annesinden ayrılmaz ve bir sonraki hamileliği boyunca da annesiyle birlikte hareket eder. (Janine M. Benyus, The Secret Language and Remarkable Behaviour Animals, s.186)

Büyük bir sabırla yavrusuyla ilgilenen anne gergedana bu koruma içgüdüsünü veren alemlerin Rabbi olan Yüce Allah’tır.

editor